
Sanırım bu dünyada yaşamıyorum , 122 yıl önce ilk defa yapay bir dil icad ediliyor ve ben bunu bugün öğreniyorum . Önümde duran secondhand kitap bana 16 ana kuralla nasıl yeni bir dil konuşucağımı anlatıyor. Bahsettiğim dili icad eden hayır Anthony Burgess değil ve dil Clockworkorange'ı anlamak için kullanılmıyor. Belki de bu yazıyı okurken bu dilden bi haber oluşuma şaşırıcaksınız ama eminim benim gibi bu dilin varlığından binlerce üyesi olan klüplerinden , unesco tarafından tanındığından bihaber insanlar var eminimki varlar ve benim gibi yazıyı okuduktan sonra şaşırıcaklar. Merak ettiğim şey ki çok iyi inceleyemedim Polonyalı doktor Zamenhof'un bulduğu Esperanto dili de maço öğeler taşıyor mu ? Doğduğumuz ilk andan itibaren duyduğumuz cümlelerin - çok güzel bir kız çocuğu nur topu gibi bir oğlunuz oldu olması- ve daha sonra kız oğlan arasındaki farkın ilerleyen yıllarda dilin bir çok başka öğesiyle kafamıza kazınması, ve yine bir çok dilde karşınızdaki insanı tanımlarken bakirelik , bekarlık gibi statülerin büyük önem taşıması bana ilk olarak icad edilen bu yeni dilde ne tür kültürel , cinsel baskıların etkili olduğunu düşündürttü. Maskulin ve feminin'nin dışında tabi dili etkileyen bir çok şey daha var saymakla bitmez fakat en önemlileri tabi kültürel normlar ve ideolojiler , afrikalı bir kabilenin kullandığı bir dilde onlar için çok büyük önem taşıyan su kelimesinin anlamı ve önemiyle türkçe de su kelimesini kullanışı arasında bir sürü fark var , bu yüzden dille uğraşan insanların dilin etnolojisi söz konusu olduğunda- en yavan tabirle- kafayı yemelerini çok doğal karşılıyorum , dil Benjamin'nin dediği gibi oldukça faşist ve söylemek istediklerimizi sadece onun buyruğu altında ifade edebiliyoruz ve bazen hissettiklerimizi ne yazık ki istediğimiz şekilde kelimelere dökemiyoruz , çünkü tek bildiğimiz ve tek seçeneğimiz günlük yaşamın bütün cinsel ayrımcı,baskıcı ve siyase kültürün bütün çirkinlikleri ve gerçekleriyle süslenmiş kendi anadilimiz,fakat yine de herkesin kendi anadilini kullanışı farklı bu yüzden dil sürekli gelişen yeniden oluşan yani sürekli yapım aşamasında olan bir şey. Konudan çok sapmadan devam etmek istiyorum. Bu yüzden Esperanto'yla bu gün karşılaştığımda ilk önce böyle bir şeyin nasıl mümkün olduğunu düşündüm, sonra araştırdığımda her ülkede bulunan Esperanto derneklerinin bu dili yaygınlaştırmak yeni kelimeler türetmek ve dünyada bir çok farklı dili konuşan insanlar arasında evrensel bir bağ oluşturma gibi oldukça idealist bir fikirle ortaya çıkması beni çok etkiledi. İlk işim en azından temel 16 kuralı öğrenmek olucak sonra , deyimler kısmına geçebilirim.
Esperanto hakkında daha fazla bilgi için keşke size esperanto'ca yazılmış bir wikipedia sayfası önerebilseydim ne yazık ki yok bu yüzden şimdilik inglizcesiyle idare ediceksiniz
sources ve category kısmına ve konuşan sayısına dikkat edin derim
Esperanto - Wikipedia, the free encyclopedia
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder