Birinci bahsedeceğim şey 5-22 yaş arası dünyanın her yerinde her türlü milliyetçiliğin yeni yetişen nesillere aktarılmasında kullanılan araçların gelişen teknolojiyle nasıl çeşitlendiğiyle ilgili. Bahsedeceğim örnek bu sefer Türkiye'den değil, ayrıca unutmadan yazmak istiyorum milliyetçilik dışında da dinin de çoğu zaman bu tür araçları nasıl kullandığı malum. Bedürazam Sayit Nuri'nin hayatının bir kaç bölüme sığdırılmış çocuklara hitab eden animasyon bununla ilgili şimdilik Türkiye'de izlediğim en çarpıcı örnek.Google video'da tekrar buldum
Eğer sizde bu tür animasyonlara denk gelmişseniz lütfen bana mail atın. Herneyse konu çok dağılmasın ben şimdi burada vereceğim diğer örneğe geçiyorum.
Soğuk Savaş sırasında Amerika ve Sovyetler Birliğinin ideolojik savaşta kıran kırana mücadele ettiği dönemlerde kendi ideolojilerini ve halklarına sundukları yaşam tarzlarını tanımlamak için ihtiyaç duydukları "öteki" sadece siyasi konuşmalara,gazete yazılarına,belgesellere damgasını vurmadı.Her iki kutup içerisinde devletler ötekini uzaklaştırmak için tarih boyunca çok bilindik bir yönteme başvurdular. Ne gariptir ki uzaklaştırma yani halka "ötekini" tamamen yabancılaştırmak için "ötekine" yakınlaşmak hatta onu mercek altına almak şarttı. Bunun için ötekinin yaşadığı dünyaya adım atıldı.
Aşağıdaki belgeselde Soğuk Savaşın başlamasından itibaren,Sovyetler Birliğinde devlete hizmet ederek yaşamını sürdüren sanatçıların,Amerika'ya yani "Bolluklar ülkesine" yaptıkları yolculukları sırasında edindikleri izlenimleri,kendi ülkelerine döndüklerinde,teknolojinin en etkili ve en yeni aracı olan "görselliğe" başvururarak,yetişmekte olan nesillere aktarış serüvenlerini anlatıyor.
Bu belgeseli izlerken benim en çok takıldığım nokta, Rus sanatçıların,Amerika Birleşik Devletler'inde yaşayan zenci,fakir nüfusun maruz kaldığı ayrımcılağa karşı gösterdiği sempati.O dönemde Rus sanatçıların animasyonlarında,belgesellerinde bu insanların yaşam koşullarına hayatlarına verdikleri önem aslında bize Stalin döneminde başlatılan çalışma kamplarına gönderilen milyonlarca rusun ötekinin amaç ve idealleriyle karşılaştırılarak-çok daha kutsal bir amaç için- (devlete hizmek) - nasıl rasyonalize edildiğini gösteriyor.Bolluklar ülkesi Amerika'da yaşanan ve Kommunist Sovyetler Birliği'nin her zaman halkına ahlaki açıdan kötü ve haksız olarak göstermeye çalıştığı sınıfsal farklılıkların yarattığı bu uçurum ne kadar acıdır ki aslında o dönem,Stalin'inin düşlediği ülke içinde de,politbürodaki çalışan üst düzey yetkililer ve çalışma kamplarında çalışan sıradan işçilerin arasında da çok belirgin bir şekilde varolan refah düzeyi farkıyla eş değerde idi.
Bahsettiğim belgesele gelince
Watch more IFILM videos on AOL Video
Ben yıllarca Stalin'in Beş yıllık planları kapsamında Sovyetler Birliği'nin tarıma dayalı ekonomiden,sanayi ekonomisine geçişi için milyonlarca insanın hayatına feda olan bu "kalkınma planlarının" içeriğini ve yine bu planlar kapsamında Stalin'in ülkenin altyapısında yapmayı amaçladığı değişiklikleri merak edip durdum.Dün rastladığım bir linkte en sonunda bu merakımı giderdi. Fakat Stalin'in hayal ettiği bu alt yapı projelerinden sadece bir tanesini biliyor oluşum aslında bütün bu dönemin milyonların ölümü dışında hafızalarımızda ne kadar muğlak kaldığının kanıtı.Benim gibi geriye peki ne kaldı diye düşünebilirsiniz.Tahminimce hala Rusya Devlet arşivlerinde saklanan projeler ve planlar,ve tabi milyonlarca insanın donarak,açlıktan ve sefaletten bu gerçekleşmesi olanaksız,gerçekleşse bile neye yarayacağı meçhul projeler uğruna ölüp gitmeleri...



Stalin'in bu yedi projesinin resimlerinin ve hikayelerinin yer aldığı link
Bigger is Better: 7 Insane Soviet Projects. - Neatorama
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder