
Daha önceden Dubai'yle ilgili bir şeyler yazmıştım, dün tekrar takip ettiğim bir kaç bloga bakarken,yeni bir şeylerle karşılaşınca tekrar bu konuyla ilgili bir şeyler yazmak farz oldu. Dubai'nin son 10 yıl içerisinde turizm cenneti haline geldiğiyle ilgili medyadan olsun çevremizde gidip gören insanlardan olsun bir çok şey işitiyoruz. Zaten hiç bir şey okumuyor olsak bile çoğumuzun iki saniyeliğine göz gezdirdiği Burj Al Arab'ın devasal fotoğrafları, lüks anlayışımızda çığır açmaya yetmiştir diye düşünüyorum.
Dubai'de en kralından güzel bir tatil yapmayı hayal etmekle yetinip fazla kurcalamama gibi bir seçenek de taabikide mevcut.Fakat fazla tatil hülyalarına dalmadan, piramitlerin yapılışında çalışan binlerce kölenin çektiği zulmü düşünerek Burj Al Arab'ın fotoğraflarına tekrar bakarsanız eğer,(ki hakkaten çok duyarlı olmanıza gerek yok) bu ihtişamın bedelini -piramitlerde ve daha bir çok örnekte olduğu gibi-birilerinin her zaman diğerlerinin keyfi uğruna çok ağır bir şekilde ödediği gerçeğini de direk fark edeceksiniz.
Peki bu bu bedeli en ağır şekilde ödeyen bahsettiğim birileri kim? Burj Al Arab ve benzeri bir çok otelin göz kamaştıran tanıtımlarında elbetteki yer almayan Dubai'nin görkemden pek fazla nasibini alamamış kısımlarında saatte kazandıkları bir dolarla yaşam mücadelesi veren yüz binlerce hayalet işçi.
Ben daha fazla edebiyat yapmak istemiyorum.Zaten şu aralar "Vicdanımızın rahatlaması için mi farkında olmayı tercih ediyoruz?" sorusuna verebiliceğim türlü yanıtların ağırlığı altında ezilip duruyorum. O yüzden en iyisimi siz benim gibi bir aracı olmadan kendi kendinize keşfediverin Burj Al Arab ve hayalet işçilerini...
1)ABC News
2)‘We need slaves to build monuments’ « RASMUS BRØNNUM
Decadent Dreams (DECEMEBER EDIT) from Philip J. Wiseman on Vimeo.
3)Ghaith Abdul-Ahad visits the impoverished camps for the men building the skyscrapers of Dubai and Abu Dhabi | World news | The Guardian
Ayrıca Omair Barkatullah'nın Do Buy! adlı videosunu youtube'tan izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.