9/06/2009

CHAVEZ VE BOLIVARCILIK

Uzun zamandır yazamıyorum , araya bir sürü şey girdi,çok şey birikti bu hafta buraya bu aralar tez ve seminerler için çalıştığım şeylerle ilgili bir kaç yazı yazmaya düşünüyorum.

Ağustos'un son iki haftasında başta Ekvator'un başkenti Quito'da daha sonra Arjantin'in Bariloche kentinde gerçekleşen UNASUR (GUNEY AMERIKA ULKELERI BIRLIĞI) toplantılarında yaşananlar bölgedeki ülkelerin güvenlik politikalarını belirlemesinde oldukça etkili olacağa benziyor. Bu seneki UNASUR toplantılarının oldukça hararetli geçmesinin başlıca sebebi Kolombiya ve ABD ortaklığı( Kolombiya'lı uyuşturucu kartellerine karşı savaşta işbirliği amacı güden) PLAN KOLOMBİYA'nın bölgedeki diğer önemli stratejik güçlerin güvenlik politikalarını yakından etkilemesi.

Kolombiya ve ABD'nin sözde sadece uyuşturucu kartellerine karşı savaşta yaptıkları işbirliğinin bölge ülkelerinin güvenlik politikalarının geleceği açısından bu kadar önemli oluşunun başlıca nedeni ABD'nin bu plan kapsamında, Kolombiya devletinin topraklarına askeri üs kurma,asker gönderme gibi haklar idda edebilicek olması.Sadece Kolombiya'nın iç işlerini ilgilendiren bir sorun gibi gözükse de, soğuk savaş süresince ABD'nin bölgede desteklediği kontrgerilla gruplarının ve askeri diktatörlüklerin bölge halkına yaşattığı cehennemin izlerinin hafızalarda hala canlı oluşunu göz önünde bulundurursak bu yeni ortaklığa bölgedeki ülkelerin sıcak bakmaması oldukça anlaşılır bir durum . Peru ve Meksika'nın ise bu ortaklığa sıcak bakmalarının nedeni kendilerinin de ABD'yle güvenlik politikalarında benzer anlaşmalara imza atmış olmaları.Bu ortaklığı bir tür meydan okuma olarak algılayan grup ise tabiki Başta Ekvator, Venezuela ve Bolivya gibi Bolivarcı ideolojinin hakim olduğu ülkeler. Chavez'in Caldera'nın ve Morales'in oluşturduğu Bolivarcı birliğin en önemli tepkisi elbette Uribe yönetimine. Kolombiya'nın (Le Monde Diplomatique'in Eylül ayı Latin Amerika baskısı El corredor de la inseguridad- Adriana Rossi)ABD'nin bölgedeki ekonomik ve siyasi çıkarlarını gözetebilmek adına bu imkanı tanıması bölgedeki değişimleri inceleyen bir çok araştırmacı ve yazara göre ülkenin failed state(estado fallido)konumuna sürüklenmesine neden oluyor.

UNASUR toplantılarında yaşanan gelişmeleri iyi yorumlayabilmek için,ilk olarak Soğuk Savaş sonrası bölgede yaşanan siyasi ve ekonomik çalkantıların tetiklediği kurumsal çöküntüler nedeniyle oluşan,önem kazanan,liberalizm ve sosyalizme alternatif olarak gösterilen Chavez'in Bolivarcılık akımını ayrıca da en önemli dış güç olan ABD'nin bölgedeki yeni güvenlik stratejisini kapsamlı olarak incelemek gerekiyor.

Bu inceleme tabiki de bu blogta paylaşılamayacak kadar kapsamlı bir çalışmayı gerektiriyor.Fakat ben tezimle ilgili yaptığım okumalardan sonra başta Chavez'in başlattığı Bolivarcı hareketi daha sonrada Amerika'nın bölgedeki değişen rolünü kısaca anlatmaya çalışıcam.

CHAVEZ VE BOLIVARCILIK

Venezuela diğer bir çok Latin Amerika ülkesi gibi İspanyol sömürgeciliğinin bölgeye aşıladığı otoriter,Jesuit(Cizvit)düşünürlerinin oldukça muhafazakar dini görüşlerinin Locke'un bireyselcilik anlayışından oldukça uzak korporatist siyasi görüşlerin, iki sınıflı toplumsal yapının egemen olduğu bir siyasi tarihe sahip.Bu yüzden İspanyol sömürgeciliğinin bölgeye bıraktığı bu korkutucu mirasın etkilerini ülkenin yakın tarihinde yaşadığı bütün siyasi çalkantılarda görmek çok şaşırtıcı değil.Ultrasol akımların Venezuela, Arjantin,Şili gibi ülkelerin siyasetinde etkili olmalarının en önemli sebebi de yine bu ülkelerin ABD'nin aksine her zaman sömürgecilik geçmişleriyle, emperyalizmin etkileriyle boğuşuyor oluşları. İkinciside,yine ABD'nin aksine asla çoğulcu,bireyselcilik üzerine kurulmuş iki sınıflı toplumsal yapıya alternatif olarak orta sınıfın sağlamlaştırıldığı toplumsal yapılara sahip olamayışları. Bu yüzden bu ülkelerin tarihlerine baktığımızda ABD'ye tamamen zıt bir şekilde radikal siyasi oluşumların etkili olduklarını görüyoruz. Bahsettiğim sadece ultra komunist akımlar değil.Örnek olarak anarşizm de yirminci yüzyılın başlarından itibaren Latin Amerika'nın bir çok ülkesinde Eski kıtadan göç eden entelektüeller arasında oldukça popülerleşen akımlardan biriydi.

Bugün Venezuela,İspanyol sömürgeciliğinin otoriter ve merkeziyetçi yapısından kaynaklanan etkilerini Chavez yönetiminde yoğun bir şekilde hissetmeye devam ediyor. Fakat yakın tarihine kısaca baktığımızda bu etkilerin azaldığı,siyasette daha demokratik ve çoğulcu bir yapıya doğru ilerlemenin yaşandığı bu dönemlerin halkın alternatif arayışlara olan ilgisinin arttığı zamanlara rastladığını görüyoruz. Bunun da sebebi  bu dönemlerde ülkedeki kurumların halkın çoğunluğunun çıkarlarını göz ardı etmeye başlaması ve onların siyasi ve ekonomik sorunlarına kalıcı çözümler üret(e)memesi.1952-1958 tarihleri arasında ülkeyi,ABD'nin desteğiyle kommunizme savaş açıp solcu öğrenci ve işçi birliklerine uyguladığı işkencelerle keyfi bir şekilde yöneten Marcos Perez Jımenez'in Venezuela halkına büyük bir zulüm yaşattığı kesin fakat Pinochet yönetimindeki Şili örneğinde olduğu gibi ABD'yle olan işbirliği sayesinde uluslararası yatırımların arttığı ve bu nedenle ülke ekonomisinin geliştiği de göz ardı edilemez.Fakat ekonomideki bu olumlu ilerleyişin durması, Jimenezin 1957 yılında beş yıllık yönetimini altı yıl daha uzatmak için gittiği halk oylamasında sonuçlara hile karıştırılması, ordunun desteğinin giderek azalması ve zaten çöküşte olan kurumların desteklerini çekmesi neticesinde Jimenez iktidarı 1958 yılının 23 Ocağında askeri ve sivil grupların ortak darbesiyle yıkıldı.Bu tarih sadece keyfi Jimenez iktidarına son vermekle kalmıyor aynı zamanda önceden bahsettiğim çoğulcu ve demokratik gelişmelerin yaşandığı yeni bir dönemin de müjdecisi oluyordu.

El PACTO DE PUNTO FIJO

EL PACTO DE PUNTO FIJO anlaşmasıyla başlayan bu yeni dönem,1958 ekiminden başlayarak Chavez'in Bolivarcılık akımıyla halka yeni bir alternatif sunduğu 1998 senesine kadar sürüyor.1998'e kadar devam eden bu dönem içerisinde kurumlar yine kendi içlerinde kopuşlar yaşamaya devam ediyor.Soğuk savaşın sona ermesiyle kendini yenileyen kurumlar liberal politikalar çerçevesinde geçmişten farklı siyasi ve ekonomik çözümlerle etkilerini sürdürmeye devam ediyorlar. Fakat bölgede yaşanan ekonomik krizler,siyasi koaalisyonların yarattığı skandallar,artan işsizlik oranı ve yine bir türlü değiştirilemeyen iki sınıflı sistemin yarattığı gelir uçurumları kurumları tekrardan çöküntüye uğratarak eş zamanlı olarak alternatif oluşumların ön plana çıkmasına sebep oluyor. 1990'ların sonuna doğru QUEREMOS ELEGIR,CAUSA R, CONVERGENCIA ve CHAVEZ'ın Bolivarcılığı gibi Venezuela siyasetine etkili olan başlıca alternatif hareketler halka eski kurumsal yapıların işlevsizliğini kanıtlamaya çalışırken öte yandan farklı çözümler sunmayı hedefliyordu.Fakat bu alternatif oluşumların çoğunun başarısızlığa uğrasaması yine kaçınılmazdı çünkü Chavez'in Bolivarcılığı hariç hiç biri halkın çoğunluğunu oluşturan yoksul kesimin çıkarlarını göz etmiyordu. Bu yüzden 90'ların sonunda Chavez'in Bolivarcılığı bir anda Venezuela nüfusunun büyük bir çoğunluğunu oluşturan yoksul kesim tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Halkın böyle bir oluşumu bir anda bu kadar benimsemesinin nedenlerine gelince, sanırım bunu açıklamaya çalışan bir çok yazıyı okuduktan sonra fark ettim ki bu durum asla tek bir nedene bağlanarak açıklanamaz.Bence,Chavez'in başlattığı Bolivarcılığın halk tarafından bu kadar kısa zamanda benimsenmesinin nedenlerini salt Venezuela'nın o dönem içinde bulunduğu tarihsel koşullarla açıklamak mümkün değil. Yine Chavez'in karizmatik kişiliğine sığınmak da kolaycılığa kaçmak olur ve bizi eksik bir sonuca götürür.Chavez'in Simon Bolivar'ın 1800'lerdeki antiemperyalist,liberal ve bağımsızlığı savunan düşüncelerini 90'ların Venezuela'sının koşullarını yorumlamak için kullanması Laclau'nın Populist Rupture olarak adlandırdığı kopuşun neredeyse mükemmel koşullarda başlamasına neden oldu.Pedro Sanoja,"Ideology ,Instituons and Ideas"başlıklı yazısında Venezuela halkının çoğunluğunun,Chavez'in 1800'ler ve 1990'lar arasında kurduğu tarihsel paralelik ve yine Bolivar'ın yanına eklediği iki ayrı tarihi kişiliğin görüşlerini tekrardan yorumlayarak oluşturduğu bu yeni siyasi akıma hiç olmadığı kadar hazır olduğunu açıklıyor.Çünkü diğer saydığım hiç bir alternatif siyasi oluşum ideolojisini halkın çoğunluğu tarafından sevilen ,saygı duyulan milli karakterlerin görüşlerini tekrar yorumlamak üzerine kurmamıştı.Antiemperyalist Simon Bolivar,bağımsızlık savaşçısı ve yoksulların dostu Ezequiel Zamora ve tabiki eğitimci Simon Rodriguez.Ve tabiki de bu karekterlerin görüşleri Bolivaryanizm'inin temellerini oluşturmak pahasına ve yine alınan kararları meşrulaştırmak amacıyla,kullanıldıkları tarihsel konjüktürden bağımsız yorumlanıyor ve çarpıtılıyor.

Sonuç olarak Chavez'in başlattığı Bolivarcı hareketin başarısını anlamak için ilk olarak Venezuela da çöken El pacto de Fijo ittifakına ,bu çöküş sonrası ortaya çıkan diğer alternatif oluşumların neden başarılı olamadığına ve son olarak da Chavez ve ekibinin Bolivar'ı post modern bir okumayla yorumlayarak milli mitler yaratıp sosyalizm ve liberalizme alternatif oluşturucak bir hareket oluşturararak (bu konuda Peron'un tercer movimiento-üçüncü yol hareketinin etkileri bölge siyasi tarihindeki etkileri çok önemli) yine yoksul kesimin temsiliyet sorununa nasıl bir çözüm getirdiğine bakmamız gerekiyor.

2 yorum:

Sozmen dedi ki...

Harika :)

Aslında Chavez'in milli mit oluşturma, kullanma ve anti-emperyalist söylemi kapitalizm sonrası dönemin 2 "sistem karşıtı hareketi" olan işçi sınıfının mücadelesiyle, milliyetçiliği bir araya getiren, Marksist normlar açısından sakat fakat "sistem karşıtı bir hareket" olarak başarılı bir deneyim.

Wallerstein ve Arrighi'yi inceleyeceğim bu konuda mutlaka bir şeyler yazmışlardır.

Sena Akalın dedi ki...

sistem karşıtı başarılı bir deneyim mi bilmiyorum çünkü sistemin içinde aslında ve sisteme karşı gibi dursa da ülkenin ekonomik çıkarlarını söz konusu olduğunda abd ye sövmeyi bırakıp mesela neredeyse petrol exportation'nın çoğunu bu ülkeye yapıyor bu bence bıraz pragmatik ve sözde bir sistem karşıtlığı gerçi sistem karşıtlığımı kalmıs canım benım

FEEDJIT Live Traffic Feed