11/16/2009

ATAYA ÖZLEM

Geçen sene yazdığım bir yazı tekrar okudum ve bir on kasım sonrası hiç birşeyin değişmediğini düşünüp buraya tekrar koymak istedim.

The Messiah will only come when he will no longer be necessary. He will come one day after his advent. He will not come on the day of the Last Judgement,but on the day after.
- Kafka

" When ıne talks so much about power, it's because it can no longer be found anywhere. The same goes for God: the stage in which he was everywhere came just before the one in which he was dead. Even the death of God no doubt came before the stage in which he was everywhere. The same goes for power, and if one speaks about it so much and so well that's because it is deceased, a ghost, a puppet;such is also the meaning of Kafka's words: the Messiah of the day after is only a God resuscitated from among the dead, a zombie. The finesse and the microscopic nature of the analysis are themselves a " nostalgia effect" And so everywhere we see power coupled with seduction ( its almost obligatory these days) IN ORDER TO GIVE A SECOND EXISTENCE. Power gets its fresh blood from desire. And its no longer anything more than a sart of "desire effect" at the confines of the social, or a sort of " strategy effect" at the confines of history.

.... This universal fascination with power in its exercise and its theory is so intense because it is a fascination with a DEAD POWER characterized by a simultaneus " ressurection effect" in an obscence and parodic mode, of all the forms of power already seen.

Baudrillard


Ata şikayet hattı : Anıtkabir yürüyüşleri, Ata'nın dağda beliren silueti,Ata'nın sembolleştirilidiği her türlü dahiyane fikrin altında aslında tek bir şey yatıyor o da " Güce Özlem". Türk siyasi tarihi belirli dönemlere ayrılarak incelendiğinde sadece tek bir dönemde kullanılan sınırsız güç hala bugün bile meşruiyetini korumayı başarabiliyor. Bu güce olan,sarsılmaz güven ve inanç , Mustafa Kemal'in o günkü koşulları iyi değerlendirerek ilk başta kendisi için kurguladığı ve daha sonra kendisinin dışında büyük bir kitlenin varoluşuna şart koştuğu "karizmatik kurtarıcı" kimliği bugün hala bütün devlet aygıtları tarafından tekrar tekrar kurgulanarak ayakta tutulmaya çalışılıyor. O günün koşullarında, yaratıcı nosyonunun gerektiği ölçüde hızla gerçekleştirilen bir çok yeniliğin öncüsü olması ve en önemlisi bir arada tutulmaya çalışılan bir kitlenin kendi kimliğini oluşturma sürecinde en önemli dayanak noktası olarak benimsediği kahraman figüre verilen ismin Ata olması hiç de şaşırtıcı sayılmaz. Ama asıl şaşırtıcı olan bugüne değin bir çok noktada şiddete, baskıya ve sessizliğe tahammül eden milyonlarca insanın hala bu kurtarıcı figüre olan özlemi. Burada göze çarpan en önemli nokta Ata'nın kurtarıcı figurünün tarihin her türlü safasında şiddet ve baskı uygulayanlar tarafından da (otoritenin sağlama alınması için çoğunluk tarafından kurucu ve kurtarıcı olarak kabul görmüş ve her zaman minnetle anılmış olduğu için) kullanılmasıdır. Bugün hala yüzeydeki her türlü siyasal oluşumun kendini meşrulaştırmasında ve halka benimsetmesinde belirleyici rolü oynayan yine Mustafa Kemal kimliği üzerinden türetilen Kurtarıcı Ata figürüdür. Bu yüzden şu an Türk siyasetindeki bütün siyasal örgütlenmelerin ideolojilerini birbirinden ayırt etmenin imkansızlığı içerisinde oluşumuzun aslında yine tek sebebi ,hepsinin kendi kitlesiyle oluşturduğu bağları sıkılaştırmak için Ata'yı kullanıyor olmasıdır. Bu yüzden ince detaylar üzerinden bir partiler skalası oluşturulma çabası bırakılırsa eğer,ortada eskimiş ve yıpranmış kurgusuna rağmen ona hala dehşet verici bir şekilde sımsıkı sarılmış,kurtarılmayı bekleyen bir kitle görüntüsüyle karşılaşıyoruz. Hangi sebepten olursa olsun,bugün hala protesto mahayiyetinde belirli meslek gruplarının , sivil toplum örgütlerinin ,ataya şikayette bulunmak için gerçekleştirdiği yürüyüşler bunun en vahim örneği olarak görülebilir. Ölmüş bir varlıktan türetilen kimliğe yakınma şikayette bulunma, aslında varolan acizliğimizin ve çaresizliğimizin klişeleşmiş bir kanıtıdır.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

T. Erdoğan recently said that "Atatürk would avert you immideately if he was alive" addressing CHP (Republican People's Party) who is supposedly "Kemalist". Suddenly, Erdoğan is the most laicist, liberal, democratic character in the political sphere of Turkey. Ain't it funny? We are pathetic.

FEEDJIT Live Traffic Feed